Kısırlık ve tüp Bebek

PDF Yazdır E-Posta

ImageKısır hastaların tanı ve özellikle tedavisinde son 10 yıl içinde baş dödürücü hızla gelişmeler elde edilmiştir. Tüp bebek ve ilgili tekniklerde sağlanan gelişmeler ile daha önca ümitsiz olan, çifte günümüzde çocuk sahibi olma şansı doğmuştur.

Tedavinin başarısını belirleyen en önemli unsur doğru tanı ve en etkin tedavinin seçilerek hızlı bir şekilde uygulanmasıdır.
Kısırlık ve Tedavi yöntemleri
ERKEĞE BAĞLI KISIRLIK
Testis gelişimine, meni kanallarına, hormonal bo­zukluğa bağlı veya genetik olabileceği gibi çoğu zaman nedeni belli olmaksızın sperm sayı ve/veya hareketliliği ve/veya şekilsel bozukluğu vardır. Er­keğe bağlı infertilitede mikroenjeksiyon ile elde edilen basan kısırlık tedavisinde önemli bir dönüm noktası olmuştur.
KADINA BAĞLI KISIRLIK
Tüp tıkanıklığı: Doğumsal veya geçirilen en­feksiyonlar (tüberküloz) ve ameliyatlara bağlı ola­rak, tüplerin yapışıklıklarının olması ya da kısmen veya tamamen tıkalı olması sperm ve yumurtanın tüp içinde bir araya gelmesini engelleyerek kısırlı­ğa yol açar.
  • Rahime bağlı nedenler: Geçirilmiş kürtaj, ra­him ameliyatı veya verem sonrası rahim içi yapı­şıklıklar, polip,myom veya do­ğuştan olan perdeseptum rahime bağlı kı­sırlık ne­denleri­dir.
  • Endometriyozis: Endometrium rahmin en iç tabakasını oluşturur. Her adet döneminde dökülerek dışarı atılır ve yeniden gelişir bu tabakaya ait dokunun rahim dışında tülerde yumurtatalıklarda ve/veya karın zarlarında bulunmasına endometriozis hastalığı denmekte­dir. Yumurtalıkta bulunduğu yerde kanama yaptığında endometrioma veya çukulata kisti denen yapılar oluş­turur. Adet sırasında ve cinsel ilişki esnasında ağrı oluşturur. Endometriyoz hastalığı ileri ev­rede olduğunda kısırlığa yol açmaktadır.
  • Hormonal ve yumurtlama bozukluğu: Yu­murtlamanın hiç olmaması veya seyrek olması genellikle adet düzensizliği ile birlikte görülür. Yu­murtalıkları uyaran hormonların eksikliğine bağlı olabilir. Yumurtalıkta çok sayıda kistçiklerle bir­likte görülen aşırı kilo, kıllanma artışı, şeker hastalığına ve hiperlipidemiye eğilim gibi farklı tablo­larla görülen polikistik över sendromu, erken me­nopoz, prolaktin hormonunun fazla salınımı, tiroid bezi fonksiyonu bozuklukları gibi durumlarda or­taya çıkabilir.

AÇIKLANAMAYAN KISIRLIK
Birçok çift yapılan muayene ve incelemelerde herhangi bir bozukluk göstermemekle birlikte ço­cuk sahibi olamamaktan şikayetçi olmaktadır. Bu duruma açıklanamayan infertilite adı verilmekte­dir.
TEŞHİS YÖNTEMLERİ, TESTLER

Eşlerin muayenesi: Kısırlık nedeniyle başvuran eşlerin her biri ilgili uzman he­kim
tarafından muayene edilir. Kadının in­celenmesinde jinekolojik muayene ile birlikte transvajinal ultrasonografi yapılarak rahim, tüpler ve yumur­talıklar değerlendirilir. Ultrasonog­rafi sırasında, ileride uygulanacak olan tedavinin seçiminde ve teda­vinin başarı şansının belirlenmesin­de önemli rol oynayan “yumurtalık rezervi” değerlendirmesi yapılır. İleri kadın yaşı, geçirilmiş yumurtalık ameliyatları, tek yumurtanın bulunması, bazı yu­murtalık kistleri, geçirilmiş enfeksiyona bağlı ya­pışıklıklar, endometriyozis, kemoterapi veya rad­yoterapi uygulanması ve sigara içilmesi yumurta­lık rezervini düşüren başlıca unsurlardır, Yumurtalıkların ultrasonografideki görünümü, ya­pılacak olan kan tahlilleri ile birlikte değerlendiri­lerek yumurtalıkların uygulanacak olan tedaviye ne oranda cevab vereceği tahmin edilmektedir. Tedavide kullanılacak olan şema ve ilaç dozları bu bilgiler doğrultusunda planlanır.
Sperm analizi ve diğer tet­kikler: Erkekte ürolojik-androlojik muayene ile birlikte sperm analizi ve gerekli görüldüğünde semen kültürü transrektal ulturosonografi hormon analizleri biyopsi ve genrtik inceleme yapılır.
Kadında yumurtlama takibi: Adet kanamasının 2. veya 3. günleri yapılan ult-rasonografi o dönemdeki yumurtalık rezervinin tespiti ve yumurta gelişiminin takibi için temel oluşturur. Belirli ilaçlarla uyarılan yumurtalıklar günlük veya günaşırı gözlenerek içinde yumurta­ların (oosit) bulunduğu sıvı keseciklerinin (folikül) büyümesi takip edilir. 18-24 milimetre çapına erişmiş foliküllerin yeterli olgunluğa ulaştığı kabul edilir.

Mikrobiyoljik ve biyokimyasal analizler: İlk değerlendirme sırasında hem erkek hem de kadında bazı enfeksiyonların taraması ya­pılır. Gerekli görülürse ayrıca biyokimyasal tahlil­ler istenir.
Hormon testleri: Kadınlarda rutin olarak bazı hormonların (LH, FSH, E2, PRL, TSH, fT4, tT, DHEAS) kan değerleri araştırılır. yeımezıiK, tüberküloz, myom nodülleri, rahim içi polipler ve gelişmemiş rahim gibi rahim anormal­likleri kolaylıkla teşhis edilebilir. bu bilgiler doğrultusunda planlanır.

Histerosalfingografi (HSG): Tüplerin açıklığını tespit etmek için HSG (ilaçlı rahim filmi) en sık başvurulan yöntemdir. HSG’de; rahim ağzında

Histeroskopi: Işıklı özel histeroskop cihazının, genel anestezi altında, rahim ağzı yoluyla rahim boşluğuna sokularak rahim içinin endoskopik ola­rak incelenmesidir. Tanı amaçlı olarak, rahim içi­ne yapışmış spiralin çıkarılması ve rahim içinde ufak cerrahi müdahalelerin (rahim içi perdeler, polip veya myomların tedavisi) yapılmasında baş­vurulan bir yöntemdir.
Şaline infüzyon sonografisi (SİS): Rahim içine sıvı verilerek yapılan ultrasonografi ince­lemesidir. Standart tarnsvajinal ultrasonografiile görülemeyen rahim içi poliplerinin varlığının gibi patolojilerin tespiti için uygulanır.
Laparoskopi: Bu amaçla özel olarak ya­pılış cihazların genel anestezi altında karın boşluğuna sokularak kamera yardımıyla karın içi organlarının tetkik edilmesi işle­midir. Nedeni açıklanamayan infertilitede, genital organ anomalilerinde, dış gebelik kuşkusu olan kadınlarda, endometriozisde,ayrıca açıklanamayan pelvik ağrı ve adet göreme­
me durumlarında tanı ve/veya tedavi amacı ileuygulanır.

Kısırlık tedavisi:

  • Aşılama (inseminasyon): inseminasyon,semen örneğinin yıkanarak, iyi hareketli spermlerin seçilip rahim içine verilmesi işlemi, yani suni döl­ lenme tekniğidir. Bu yöntemin özelliği, hızlı hareket eden sağlıklı spermlerin seçilmesi, spermlere zararlı olan asit ortamın bertaraf edilmesi, spermin yumur­ taya daha yakın bir yere bırakılması ve spermlere kolaylıkla rahim tüplerine ulaşma şansı verilmesidir. Rahim ağzına ait problemlerde, sperm sayı ve hare ketliliğindeki hafif Pozluklarda, açıklanamayan kısırlık durumlarında folikül gelişiminin ulturasonografi ile takip edilip istenilen büyüklüğe ulaştığında yapılan çatlatma iğnesinden (hCG) 32-36 saat sonra işlem gerçekleştirilmektedir.
  • Tüp bebek: Doğal yollarla gebe kalınamaması durumunda çocuk sahibi olmak için başvurulan bir yoldur. Kadın üreme hücresi olan yumurtanın erkek üreme hüc­resi olan sperm ile vücut dışında, laboratuar ortamında bir araya getirilerek döllenme­si, döllenen yumurtaların bölünmeye başlayıp, emb­riyo adı verilen ilk gelişim aşamalarını laboratuar ortamında geçirmesinUakiben anne adayının rah­mine yerleştirilmesi sü’recini kapsar. Bu aşamadan sonra elde edilen gebeliğin doğal yollarla oluşan gebeliklerden farkı kalmaz.
  • Mikroenjeksiyon: İntrasitoplazmik Sperm Enjeksiyonu (ICSI) da denen bu yöntemin standart tüp bebek uygulamasından farkı, spermin embriyolog tarafından .yumurtanın içine mikroskop altında yerleştirilmesidir. Bu yöntem standart tüp bebek yöntemi ile döllenme olmadığında, sperm sayısının az olduğu, kalitesinin yumurtayı döl­lemeye elveriş­li olmadığı veya sperm hüc­resinin an­cak testis dokusundan el­de edilebildiği durumlarda uy­gulanır.
  No Comments.

Discuss...
< Önceki   Sonraki >

Abone olunuz






Şifremi unuttum !
Siz de bize katılır mısınız ? Kayıt Olun

Who's Online